2023 TÜRKİYE'SİNİN VİZYONU NE OLACAK? PDF Yazdır e-Posta

İnovasyon vizyonunun önemi, aynı zamanda inovasyonun bilgi ekonomisine dönüşme sürecine girmiş olan günümüz dünya ekonomisinde, gelişme sürecinin bütünü açısından kilit faktör haline gelmiş olmasından kaynaklanıyor. Dünya ekonomisinde özellikle geçen 2ü yılda yaşananlar, ilerlemeye tekabül eden bir vizyona sahip olarak dönüşüp gelişenlerle bunu yapmayanlar arasındaki büyüyen farkı net bir biçimde sergiliyor. Dolayısıyla önümüzdeki 5 ve 10 yıllık sürelerde Türkiye'nin atacağı ya da atmayacağı adımlar 20 yıllık ve daha ötedeki geleceğimizi eskisine göre çok daha fazla etkileyecek.

Bu aynı zamanda geleceğimizi oluşturma potansiyeİinin hâlâ var olduğu, bu potansiyelin yüksek olduğu, ancak önümüzdeki yuların bu potansiyeli değerlendirmek açısından belki de bir daha elde edilemeyecek bir fırsat oluşturduğu anlamına geliyor. Kore ve daha sonra Çin'in bu doğrultuda adımları var. ABD gibi en gelişmiş ve teknolojik gelişme düzeyi çok ileri bir ülkenin "Amerika inovasyon yap" (Innovate America) atılımını başlatma gereği duyması ve bu girişimin içerdiği somut adımları niteliği bu açıdan oldukça önem taşıyor.

Diğer taraftan bugün gelişme, niteliği gereği, aynı zamanda oldukça yüksek ölçüde belirsizlik unsurları da içeriyor. Bu, Türkiye'nin genel konumu ve inovasyon sürecine ilişkin vizyonlarının önemini azaltmıyor; vizyon oluşturarak gelişmenin riskleri azaltma ve değişen koşullara uyma açısında sağlayacağı yararı arttırıyor.

Vizyon oluşturarak gelişmenin en yararlı ve aynı zamanda kritik yönü bir yol haritasının oluşturulmasıdır. Bu nedenle belirleyici unsurlar; kamunun bilgi ekonomisi ve inovasyon için gerekli ortamı oluşturması, eğitimi sağlaması, yatırımları yapması, her şirketin konumunun gerektirdiği inovasyon, Ar-Ge, teknolojik gelişme, yatırım, kurumsal dönüşüm süreçlerine kâynak, insan gücü ve yönetim zaman ve enerjisini ayırması gibi eylemler olacaktır. Bu anlamda inovasyon vizyonu kolektif bir boyutu olan ve kolektif sorumluluk getiren bir vizyondur. Türkiye'nin göreli rekabet gücünü ve refah düzeyini arttırması için önümüzdeki 20 yıllık dönemde kişi başına milli gelirini yılda yaklaşık olarak ortalama yüzde 6 arttırması gerekiyor. Böyle bir büyüme sağlandığı takdirde, 2025'te Türkiye'nin satın alma gücü parkesine göre kişi başına milli geliri yaklaşık 21 bin dolarla AB-1 5 ortalamasının yüzde 61'ine ulaşacak.

Büyümenin niceliğinin yanı sıra niteliği de önem taşıyor. Birincisi, büyümenin üretim faktörleri kullanımı artışının ötesinde inovasyon, teknolojik gelişme gibi faktörleri yansıtan toplanı faktör verimliliği unsurunun yüksek olmasına, büyümenin yaklaşık 1/3'ünden fazlasını sağlamasına ihtiyaç bulunuyor, ikincisi, Özellikle Türkiye boyutunda bir ülkenin ekonomisinin sektörel olarak ve daha genel düzeyde çeşitlilik bakımından da kapsamlı bir bileşime ihtiyacı olması. Üçüncüsü, biyoteknoloji, nanoteknoloji gibi dünya ekonomisi açısından sürükleyici nitelik kazanmakta olan sektörlerin mutlaka gelişmesine ihtiyaç duyulması. Bununla birlikte, bilgi ekonomisi, inovasyon ve öneriler bölümünde vurgulandığı gibi, fikri mülkiyet odaklı bir gelişme sağlanmadığı ve bunun için gerekli adımlar atılmadığı takdirde gelişmenin niteliği gereği Türkiye ekonomisinin çok büyük bölümü bugün tekstilin içinde bulunduğu duruma düşecek.

Türkiye’nin 2023 ufku için öneriler

Temel strateji ülke çapında küresel bilgi ekonomisi çerçevesinde fikri mülkiyet odaklı bir ekonomik ve sosyal gelişme sürecini gerçekleştirmeye yönelmek. Bu süreçte; 'Dünyada 10 yılda en az iki teknolojide öne geçmek' ve 'Uluslararası patent sayısında belirli bir eşiği aşmak' hedeflerine göre kaynak dağılımı ve örgütlenme yaparak yol almak.

Şirketlerin gelecek 5-10 ve mümkün olduğu ölçüde 15-20+ yıllık gelişme ve rekabet perspektiflerini, karşılaşmayı bekledikleri ortam, tehdit ve fırsatlar ışığında ele almaları ve bu değerlendirme temelinde stratejilerini belirlemeleri. Bu çerçevedeki planlarım dönem donem gözden geçirerek yenilemeleri; bu süreçte şirketlerin büyük bölümünün teknoloji yönetimini yönetimin temel bir unsuru olarak benimseyerek bu çerçevede inovasyon ve Ar-Ge İçin belirgin hedef ve faaliyetlere yönelmesi; yenilik ve buluşları hedeflemesi, teşvik etmesi ve belgelemesi, bu doğrultuda öngörülü davranarak gereken ve gerekecek düzeyde patent ve özellikle uluslararası patent almayı da ana faaliyetlerinin genel çerçevesine katması; bir Ar-Ge birimi kurması; KOBİ'ler dahil tüm şirketlerin bilgi teknolojileri alanında kendi özellik ve ihtiyaçlarına tekabül eden ileri uygulama kapasitelerini geliştirmesi.

Kamunun inovasyon ve Ar-Ge alanında bir taraftan araştırma enstitüleri diğer taraftan da inovasyon ve Ar-Ge destekleri yoluyla etkin bir işlev görmesi; bu çerçevede genetik gibi yeni ileri teknoloji alanlarında, Kore'nin şu anda yaptığı gibi, Ar-Ge bakımından bir süre için öncü bir rol oynaması; genelde inovasyon ve Ar-Gc alanında sanayi- üniversite-kamu işbirliğinin uluslararası rekabetten kaynaklanan uzun ve orta vadeli ihtiyaçları da gözetecek şekilde geliştirilmesi.

Temel bilimler-üretim arasındaki dolaylı ve doğrudan bağın sıkılaşıp güçlendiği noktasından hareketle Türk araştırma-geliştirme-eğitim kurumlan ve şirketlerinin temel bilimler alanında dünyada bu alanda gözlenen eğilimler doğrultusunda gelişme sağlaması ve programlar gerçekleştirmesi.

Türk şirketlerinin teknolojik gelişmenin gerekleri ölçüsünde rekabet öncesi işbirliği yapması ve bunun için özellikle tedarik zincirini oluşturan şirketler arasında gerekli ortamın ve programların geliştirilmesi; bu gelişmelerin de katkısıyla Türk kurum ve şirketlerinin dünya üretim, inovasyon, Ar-Ge ve eğitim ağlarına kısa sürede çok daha yoğun biçimde katılabilmesi.

Ulusal inovasyon sistemini geliştirirken aynı zamanda dünyada yaygınlaşan ve örneğin Çin ve Hindistan gibi ülkelerin kendi Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerinin yanı sıra en gelişmiş ülke şirketlerinin Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerinin bir bölümünü rekabetçi koşullar sağlayarak üstlenmelerine olanak veren 'fason' inovasyon (outsourcing) faaliyetlerini de gerçekleştirmek ve böylece inovasyon ve Ar-Ge alanında rekabet gücünü ve kapasiteyi arttırmak.

Dünyada geçerli olan nitelik ve kapsamda bir girişim sermayesi mekanizmasının geliştirilmesi.

Dünyada bu alanların 5-10 yıl içinde olağanüstü konumlara kavuşacakları ve diğer birçok alan açısından da sürükleyici nitelik kazanmaya başladıkları noktasından hareketle, biyoteknoloji-genetik-genomikte bu dalda faaliyet gösterecek öğretim ve araştırma kurumlarıyla şirketlerin geliştirilmesini de kapsayan bir atılım sağlamak, tıp-ilaç alanının yanı sıra, özellikle Türkiye'nin olağanüstü endemik bitki potansiyelinden yararlanmak; nanoteknoloji alanlarında ve bu çerçevede nanoelektronikte yeni şirketler de kurarak gelişmek; mikro-elektronik ve robotik alanlarında etkili bir konuma gelmek için yeni Ar-Ge faaliyetleri ve yatırımlar gerçekleştirerek uluslararası pazarlarda tüketici elektroniği ve diğer ilgili alt sektörlerde daha ileri konum kazanmak; optoelektronik-lazer alanındaki gelişmelerde dünyadaki yükselen potansiyeli Türkiye'de de değerlendirmek; bilişsel bilimler (Cognitive sciences) alanındaki gelişmelerin Türkiye'de de izlenmesi ve gerçekleştirilmesi; malzeme teknolojilerinde uluslararası düzeyde kapasiteler yaratmak; hidrojen ve diğer enerji teknolojilerinde Türkiye'nin jeopolitik konumunun da getirdiği potansiyelleri değerlendirmek.

Tasarım kapasitesinin Türkiye'nin otomotiv gibi alanlarda bir üretim üssü olarak gelişmeye devam etmesi, tüketici elektroniği ve genelde bu ve diğer çeşitli sektörlerde güçlü bir temel üzerinde rekabet ederek mevcut konumlarını koruyarak daha ileri konumlara gelebilmesi, inovasyon ve Ar-Ge faaliyetlerini daha verimli kılabilmesi gibi hedefler doğrultusunda geliştirilmesi; tasarım kapasitesini geliştirme sürecinde yatırım mal ve teçhizatına ilişkin tasarım faaliyetlerinin de önemli bir yer tutması.

Bilgi teknolojileri alanında geniş banda ve giderek ultra geniş banda en kısa süre içinde geçilmesi için gerekli yatırım ve düzenlemenin yapılmasının sağlanması; yazılımda şirketleşmenin yaygınlaştırılması, fason çalışma uygulaması dahil ihracatın hedeflenmesi; elektronik alanında kullanılan iliştirilmiş (embedded) chip tasarımında gelişme sağlanması; Türkiye'nin kriptoloji kapasitesinin bilgi teknolojilerinin genelinin gelişmesi ile karşılıklı etkileşim ve katkı sağlayacak şekilde geliştirilmesinin hedeflenmesi; içerik alanında kültürel açıdan da zengin ürünler üretilmesinin sağlanması.

E-devletin AB standartlarında geliştirilmesine önemli ölçüde hız verilmesi.

Geleneksel sanayi sektörlerindeki rekabet gücünün mümkün olan durumlarda daha üst düzeydeki teknolojilere geçilerek veya ilgili ileri teknolojiler kullanılarak korunması.

2023'te büyük dünya borsalarında örneğin en az 20 Türk şirketinin yer alması ve 2-3 sektörde önde olması hedefinin benimsenmesi.

Türkiye'nin ve Türk şirketlerinin uluslararası alanda standart ve spesifıkasyonların belirlenmesinde etkili olmasını sağlayacak çalışma ve faaliyetlerin gerçekleştirilmesi.

Bilgiye dayalı faaliyetlerin ve inovasvonun geliştirilmesi açısından elverişli, kurallılık ve liyakata dayalı, teknik kapasite açısından uluslararası düzeyde de yetkin bir kamu yönetiminin var olması; bu çerçevede bağımsız düzenleyici kurumların gerek yönetsel gerekse teknik alanda yeterince yetkin olmalarının sağlanması.

AB 6. Çerçeve Programı için kalan dönemde daha etkin olunması ve 7. Çerçeve Programı'na daha güçlü olarak katılınması, bunu sağlamak için özel sektör ağırlıklı ve kamunun da katıldığı bir mekanizma oluşturulması; bu çerçevede AB'deki teknoloji platformlarına aktif biçimde katılınması.

Tüm bu süreçlerde, AB 7. Çerçeve Programı'na da yansıdığı gibi, dünyada yaratıcı düşünsel üretim ve tasarımın ve bu çerçevede temel bilimler, matematik ve genelde soyutlama kapasitesinin öne çıkmakta olduğu göz önüne alınarak, özellikle Ar-Ge ve eğitim alanlarındaki geleceğe yönelik kaynak dağılımı ve kurumsal düzenleme kararlarında bu ihtiyacın yeterince gözetilmesi.

Eğitimde uluslararası sertifikasyonun sağlanması. Bilgi ekonomisine dönüşüm sürecinde sayısal uçurum ve daha geniş bir çerçevede bilgi uçurumu tehlikesinin i ve fırsat eşitliğinin sağlanması hedefinin göz ardı edilmemesi.

Kaynak:Bilgi Çağı/Mart/2007

Kayıt tar: 19.8.2008

 
bayrak2.gif

Anket

Hükümetin Ekonomi Politikalarından Memnun musunuz?
 

FAALİYETLER